Chat Odaları
Tem 19

Bir gun Delilik yakin dostlarini kahve icmek uzere evine davet etmis.

Herkes gelmis. Kahveler icildikten sonra Delilik dostlarina saklambac oynamayi onermis.

- Saklambac mi? O da nedir? diye sormus Merak.

- Saklambac bir oyundur. Sizler saklanirken ben yuze kadar sayacagim.
Saymayi bitirdigimde ilk bulacagim kisi benden sonraki ebe olacaktir.

Korku ve Tembellik disindakiler Delilik’in onerisini derhal kabul etmisler.

- 1…, 2…, 3… diye yuksek sesle saymaya baslamis Delilik.

Acelecilik, ilk buldugu yere kendini ativermis.

Utangaclik, her zamanki aliskanligiyla bir agacin golgesine ilismis.

Neşe, bahcenin orta yerine dogru yonelmis.

Hüzün, saklanacak yer bulamadigindan aglamaya koyulmus.

Kiskanclik, Başari’nin pesinden giderek yanibasindaki bir kayanin ardina siginmis.

Delilik saymayi surdurmus…

Umutsuzluk, Delilik’in doksan dokuza geldigini duydugunda iyiden iyiye umutsuzluga kapilmis.

- YUZ ! diye haykirmis Delilik, Saklanmayan ebedir, aramaya basliyorum…..

İlk sobelenen Merak olmus. Birinci kurbanin kim olacagini o kadar merak ediyormus ki, saklanmayi ihmal etmis.

Bahce duvarina baktiginda, Delilik Kararsizlik’i farketmis; uzerine tunemis oldugu duvarin hangi tarafina saklanacagini
dusunmekle mesgulmus.

…Ve hemen ardindan Neşe’yi, Hüzün’u, Utangaclik’i sobelemis.

Herkes yeniden biraraya geldiginde Merak sormus:

-Aşk nerede? Hic Aşk’i goren oldu mu?

Delilik, Aşk’i aramaya koyulmus. Daglara cikmis, nehirlerin yataklarina bakmis, ama Aşk’i hic bir yerde bulamamis.

Caresiz arayisini surduren Delilik, bir gul agaci ile karsilasmis.
Eline gecirdigi bir caliyla agacin dallarini, yapraklarini yoklamis. Aniden tiz bir ciglikla irkilmis. Aciyla bagiran Aşk, diken
batan gozunu tutuyormus.

Delilik ne yapacagini bilememis. Ozur dilemis, yalvarmis yakarmis Aşk’a kendisini affetmesi icin. O kadar uzulmus ki, bir
daha hayat boyu yanindan ayrilmayacagini bile vaadetmis. Acisi biraz dinen Aşk sonunda ozurleri kabul etmis.

O gunden beri Aşk’in gozu kordur ve Delilik hep yanı başındadir..




Tem 19

Ateş bir gün suyu görmüş..yüce dağların ardında..sevdalanmış onun deli dalgalarına, hırçın,hırçın kayalara vuruşuna…Yüreğindeki duruluğu demiş ki suya;
gel “Sevdalım ol” hayatıma anlam veren, mucizem ol… Su dayanamamış ateşin gözlerindeki sıcaklığa,”Al ” demiş..”Yüreğim” sana armağan..
Sarılmışlar ateşle su birbirlerine sıkıca.. Kopmamacasına.. zamanla Su; buhar olmaya, ateş kül olmaya başlamış … Ya kendisi yok olacakmış, ya Aşkı..!

Baştan alınlarına yazılmış olan kaderi de, yüreğindeki kederi de alıp gitmiş, uzak diyarlara su… Ateş kızmış, yakmış ormanları.. Aramış suyu diyarlar boyu… Geceler boyu…

Gün gelmiş suya varmış yolu… Bakmış, o duru gözlerine suyun… Biraz kırgın… biraz hırçın… Ve o an anlamış aşkın bazen gitmek olduğunu..
Ama gitmenin, yitirmek olmadığını.. Ateş durmuş, susmuş öylece.. Sönmüş aşkıyla….

İşte o zamandan beridir ki; ateş sudan, su ateşten kaçar olmuş… Ateşin yüreğini sadece Su…Suyun yüreğini sadece ateş alır olmuş…”




Tem 19

Bir adam, karısı ve yaşlı babası. Kadın kayınpederini istememekte, huysuzluk etmekte, evin huzurunu boznaktadır.
Bir gün kocasına:
- Bey… bey.. Bezdim bezdim. Bir gün göremedim. Gençliğim gidiyor. Ya ayrılalım, babanla kal., ya da al babanı al da nereye getirirsen getir beraber kalalım. Yoksa ben gidiyorum.
Adamcağız şaşkınbiraz da sitemli bir vaziyette:
-Ne diyorsun hanım, o babam babam; öldüreyim mi, atayım mı? Kimi var bizden başka bakacak, dese de karısı ısrarda ısdrar ediyordu.
Adam baktı olacak gibi değil babasını dağa bırakmaya karar verdi. Yanına oğlunu da alarak yola koyulurlar. Babasına da:
- Baba, torununla beraber dağa oduna gidiyoruz, istersen sen de gel” der. Baba gelinin dırdırını dinlemektense onlarla beraber ağın yolunu tutar..
yola koyulu dağlara, ormanların içlerine girip bir müddet gittikten sonra, babasına:
- Baba sen burada biraz dinlen. Bizde odun toplayalım, der ve oradan ayrılırlar.
Odun toplamadan, babasını orada bırakarak dönerler.
Yolda oğlu:
- Dedemi almadık baba.
- Dedeni oraya bıraktık. Artık ihtiyarladı orada kalacak.
Torun ısrar eder:
- Dedemi isterim… . En sonunda babasına ne dese desin fayda etmeyceğini anlayan çocuk:
- Baba, sen ihtiyarladığında ben de senin gibi seni getirip dağa mı bırakacağım? der demez adamın aklı başına gelir.
ir. Babasını almaya karar verir İhtiyar, kendisini almak için yoldan geri dönen oğluna:
- Evlâdım, sen beni bırakıp gidemezsin. Çünkü ben babamı bırakmadım. Ölünceye kadar hizmet ettim.
Adam babasını alıp eve getirir.
«Bu dünya etme-bulma dünyası» diye… Sen ne yaparsan sana da onun aynısının yapılacak